31 Ocak 2013 Perşembe

Sefer Taslım:))

Sefer Taslım,
Kimileri sana, demokrat diyor,
Kimleri Köstebek.
Bir insan hem demokrat hem de köstebek nasıl olur?
Hani,
Brütüs te Sezar'ı sattı ama Sefer Taslım,
Brütüs seni görse;
Sen de mi Sefer Taslım bile demez,
Muhtemelen, ne diyeceğimi bilemiyorum, derdi.

Sefer Taslım,
Hani birini öldüren katil yıllar sonra, çıkar gelir, teslim olur, cezam neyse çekmeye hazırım der ya
İşte bu vicdandır, Sefer Taslım.
Senin da vicdan başladı mı uyutmamaya?
Hani sen kasaptaki ete soğan doğramazdın?
Et, mutfağa mı geldi, yoksa?
Sefer Taslım,
Elbette takdir, Allah'ın,
Ama o kadar çok ah aldın ki
Bu ahlarla, nereye gidersin?



yardım:((

Yardımı gerçekten ihtiyacı ister,
Ya da
Samimi duyguları suistimal edecek olanlar ister.
Bu, dilencilerde böyle.
Yardım kuruluşlarında böyle.
Bunlardaki suistimaller, ortaya çıkınca.
İnsanlardaki yardım etme duyguları maalesef, törpüleniyor.
Ancak,
Yardım isteyenlerdeki yaratıcılık hiç kimsede yok;
Deniz Feneri,
Can Suyu,
Kimse  Yok mu?
Ne kadar kulağa hoş geliyor, değil mi?

koruma:))

Koruma ikiye ayrılır;
Özel koruma,
Kamu Koruması.
Özel korumada, cebinden yaparsın harcamayı.
İstersen bir Ordu tut.
Kamu korumasında, kişi elbette korunmalı ama fazla da abartılmamalı.
Çünkü
Çok abartılır ise
Bunun bir maliyeti var,
İkincisi;
Hiç dikkat çekmez iken dikkat çekmeye başlar.
Üçüncüsü;
Acaba, kendi bir şeye benzemiyor da kendini bir şey mi sanmak istiyor.


30 Ocak 2013 Çarşamba

düşünmek:))

Allah bize bahşettiği her organın görevi var;
Biz bu görevi yapıyoruz.
Böbrek ve Karaciğer; süzmek,
Akciğer;Hava alıp vermek,
Dalak ise askere gitmemek.
Sen, insanlara o yasak, bu yasak dersen,
Bu şuna gider.
Kardeşim, sen düşünme, ben düşünürüm senin yerine.
Ulan, geri zekalı,
Allah o beyini neden verdi?

28 Ocak 2013 Pazartesi

benzetme:))

Allah'ım, sen dedikodu yapmazsın, kulların bir kısmı maalesef yapar.
Allah'ım, sen yalan söylemezsin,kullarının bir kısmı söyler.
Allah'ım, sen hak yemezsin, kulların bir kısmı yer.
Allah'ım, sen gıybet yapmazsın, kulların bir kısmı yapar.
Allah'ım sen, affedersin, kulların bir kısmı affetmez.
Allah'ım sen, kimseyi rahatsız etmezsin, kulların  bir kısmı eder.
Allah'ım, sen hoşgörülüsün, kulların bir kısmı maalesef hoştgörülü.
Allah'ım, sen bize daima doğru yolu gösterirsin, kullarının bir kısmı maalesef yanlış yola sevk eder.
Allah'ım, sen içme dersin, kullarının bir kısmı maalesef.
Allah'ım sen bize Peygamberler gönderirsin, Kullarının bir kısmı maalesef kendini Peygamber ilan eder.
Allah'ım,
Şu kullarının bir kısmına, akıl ver:((

ölüm:((

Elbette canı veren an gelince alacak.
İlk nefes eşittir, son nefes olacak
Ve kasa açık vermeyecek.
Vermeden almak Allah'a mahsus olacak.
Allah kimseye evlat acı göstermesin ile çektirmesin.
Ölüm öyle bir şey ki
Her zaman kendini hissettiriyor, bir şekilde.
Hele,
Çocukluğunda senin için anlamı olan, sanatçılar bir bir ölünce.
Bir başka şekilde.
http://www.youtube.com/watch?v=UBdtZ4l6Hdg

27 Ocak 2013 Pazar

hapis:((

Ne kadar güzel şiir,
Şarkı sözü varsa,
Bakın yazanların hayatına;
Çoğu hapse girmiş.
Suçları; düşünmek.
Ama biraz farklı düşünmek.
Diğer bir ifade ile,
Gücü elinde bulunduranlar gibi düşünmemek.

26 Ocak 2013 Cumartesi

yapmayın:((

Eski Gnkur Başkanı terörist,
Hukukçular,hukuktan bir gram anlamıyor,
Çoğu casus,
Özellikle uzman oldukları konuda salakça hata yapacak kadar geri-zekalılar,
Bunlarla iyi ki savaşa girmemişiz,
Kaportacılardan daha çok darbeyi seviyorlar...
Yani,
İçeriye alınanlar,
O kadar salak ve art niyetliler ki
Atatürk'ün ifadesi ile,
Dünyanın hiç bir ordusunda, böyle bir askere rast gelinmemiştir.



salak:((

Askerlik yapmış biri olarak,
TSK bu kadar salak olamaz.
İki sebebi var;
Seçilip alınma ve iyi eğitim.
Hele 12 Eylül Dönemi, anarşi ve terör nedeni ile sivilden askeriyeye beyin göçü oldu.
Sağlık kontrolü de var.
Üstüne,
En salak uzman kişi uzmanlığı noktasında,
Salaklık yapmaz.
Yaparsa da kasıtlı yapar.
Şu an içeride olanlara bakıyorsun ki
O kadar salaklık yapmışlar ki
Bırakın uzmanlığı,
Benim diyen salak yapmaz.
İşte
İçeride yatanların açması gereken, manevi tazminat davalarından biri;
Bizi salak yerine koyarak,
Aslında
TSK'lerini salak göstermek:((

dilenci:((

Dilenmeyi Allah kimseye nasip etmesin.
Fahişelik gibi.
Ama,
Bunlar da gerçek.
Gönül ister ki
Bir yasa olsun, bu konuda.
Kimse dilenmesin.
Fahişeliği önlemek belki çok zor ama
Dilencilik önlenebilir.
Tabii, bu esnada, gerçekten ihtiyaç sahiplerini tespit edip
Çalışabilirse işe
Çalışamaz ise düzenli yardım.
Suistimal edenleri de katsayısı giderek artan şekilde, ıslah etmek.
Şimdi gelelim dilenenlere ve verilen bahşişlere;
Kimi acayip rol yapıyor,
Kimi de samimi ve boynu bükük, üzülme, eziklik ve ızdırap var, yüz ifadesinde.
Akşam baksak ne topladılar acaba?
Rol yapan daha çok topluyor,
Sizce oy toplayanlarda netice;
Rol yapanlar da mı daha çok?
Yoksa
Samimiler de mi?

çalmak:((

Çalmak;
İki türlü yapılır?
Kasdi ve Taksirli.
Kasdi adı üzerinde.
Zannedilir ki çalmak deyince, maddi şeyler çalınır.
Asla.
Manevi çalınan şeylerin değeri para ile ölçülemez.
Mesela;
Bir kadın ve erkek aşk yaşarlar,
Bitince;
Taraflardan biri derse;
Sen, benim gençliğimin katilisin.
Burada, gençlik çalınmış.
Ya da
Hani benim gençliğim nerede?
Ama
Bitti ama hayatımın en güzel günleri seninle geçti deniyorsa,
Burada ne çalması?
Aksine bir memnuniyet ifadesi var.
Allah kimseye, kasdi/taksirli kimsenin manevi şeylerini çaldırmayı nasip ettirmesin:((

24 Ocak 2013 Perşembe

ana dil:))

Mahkemede;
Öküz,
Möööööö
Yılan,
Tıssss
Eşek,
Aiaiaiai
Köpek,
Havhavhav
Kedi,
Miyav,
Hindi,
Glugluglu,
Tavuk,
Gıdgıdgıdak,
Horoz,
Üüüüüü dedi.
Hakim,
Savcıya döndü;
Ne diyor, bunlar dedi.
Savcı;
Efendim,
Hepsi -ana dili- ile konuşuyor;
Bize bu isimleri kim koydu ise
Kızdıkları zaman,
Aslında kendilerinde olan, olumsuzlukları,
Bizleri anarak,
(Eşek herif, Öküzün Teki, Yılan Gibi...)
Lütfen adımızı ilgili/ilgisiz yerlerde kullanmasınlar:))

23 Ocak 2013 Çarşamba

vicdan:((

Hakim;
Yasa ve vicdan,
Yasa her zaman var,
Ama bize vicdan lazım.

Savcı;
Kendiliğinden harekete geçer.
Bu da vicdanla ilgili.

Polis;
Herkesin polisi, kendi vicdanıdır.
Tabi, burada geçen vicdan polisleri de kapsıyor.

Yani
Bu üç meslekte bize vicdanlı insanlar lazım:((

ezber:))

Selâmün Aleyküm,

Hayırlara Vesile Olsun,

Allah'a Emanet Ol,

Hayırlı Cumalar...

Bu gibi cümlelere kimin itirazı olabilir?

Hepsi de gayet güzel anlamlar içeriyor.

Ama bir kesim var ki
Maşallah bu cümleleri ya parola-işaret gibi kullanıyor,
Ya da 
Sanki bunların haricinde bir şey derse, 
Çok günaha girecekmiş gibi korkuyor.

Bu konuda diyeceğim;
Namaz niyetle başlar,
Allah, samimi yapılan/söylenen her şeyi kabul eder.


üj bej:))

Elbette, ana olmak, baba olmak tartışılmaz,
Ama gelişmiş ülkelerde,
Refah seviyesi arttıkça,
Dikkati çeken husus;
Önce az evlat,
Bilahare evlat edinmeye doğru dönüşüyor,
Peki neden?
Çünkü
Evlat, dünyanın en lezzetli meyvesi olmakla beraber bir o kadar da meşakkatli.
Belli bir seviyeye ulaşanlar diyor ki
Ben lezzet peşindeyim arkadaş,
Meşakkati başkası çeksin.
Basarım parayı, satın alırım.
Hatta bazı ülkeler, evlat edinene acayip paralar ödüyor,
Ve teşvik ediyor.
Evlat kendinin de olsa ya hayırlı ya hayırsız çıkıyor,
Evlat edindiğin de ya hayırlı ya hayırsız çıkabilir, sağlık olsun.
Diğer bir tabirle,
Ya kasaptan et, alırsın,
Ya da
Koç besler, keser, yersin.
Şimdi birileri Trakya lehçesi ile -üj- yapın -bej-yapın diyor ya
Acaba, bunu O mu diyor,
Yoksa
Belli bir gelişmişlik seviyesine ulaşmış,
Bir eli yağda hatta balda,
Ama başta,
Mehmetçik olmak üzere, kendine hizmet ettirecek,
Biz Müslümanlara da -bre kafirler- denilenler,
Dedirtiyor, olmasın?
Hem de
Rızkını Allah verirlerle:((



22 Ocak 2013 Salı

sehven:))

Türk Dil Kurumu diyor ki
Sehven;
Dalgınlık veya unutkanlık sonucunda oluşan yanlışlıkla
Eskiden gerçekten,
Dalgınlıkla,
Unutkanlıkla,
Yanlışlıkla olurdu, sehvenler...

Şimdi ise
Kasıtlı,
Sinsice,
Art niyetlice...

Hemen ardından yapılan açıklamalara ise
En büyük isyan;
Sehven kelimesinin kendisinden.

Nasıl ki
Namaz niyetle başlar,
Saçma sapan şeyler yapıp,
Art niyetli hareket edip
Hemen ardından, sehven demeyin,
Ey, bu dünyaya,
Sehven gelmişler:))


bireysel:))

Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde iken

Bizim biatçılar, henüz bu kadar güçlü değil iken

Neden bu türban diye sorulunca;

Ya da

Kara çarşaflar?

Şöyle derlerdi;

Bireysel tercihim, bireysel.

Derken, güç, biatçıların eline geçti.

Bu değerli kardeşlerimiz,

Nerede ise kendileri gibi tek tip düşünmeyen herkesi tıkacaklar, hapishanelere.

Kardeşim,

Siz diyordunuz ya

Bu benim, bireysel tercihim, bireysel.

İşte o kişinin de sizin gibi düşünmemesi;

Bireysel tercih, bireysel.

2023:((

ABD, Lozan'ı onayladı mı?
Amerikan sistemine göre, bir antlaşmanın geçerli olması için Senato’nun da onayı gereklidir. Amerika’da bu antlaşmaya tepki, daha doğrusu iki yüzlü Amerikan yönetiminin tutumu sonucu, söz konusu antlaşma 1927’ye kadar Senato’ya gelememiştir. 19 Ocak 1927’de Senato’ya gelen antlaşma, Lozan’la Ermenilere bir yurt sağlanmadığı gerekçesiyle, yani Wilson Prensipleri’ne aykırı görülerek reddedilmiştir. 
http://www.turksolu.org/87/kara87.htm

Lozan, nedir?
TBMM Hükûmeti Lozan Konferansı'na katılarak Misak-ı Milliyi gercekleştirmeyi, Türkiye'de bir Ermeni devletinin kurulmasını engellemeyi,kapitülasyonları kaldırmayı, Türkiye ile Yunanistan arasındaki sorunları (Batı TrakyaEge adaları, nüfus degişimi, savaş tazminatı) çözmeyi veTürkiye ile Avrupa devletleri arasındaki sorunları (ekonomik, siyasal, hukuksal) çözmeyi amaçlamış Ermeni yurdu ve kapitülasyonlar hakkında anlaşma sağlanamazsa görüşmeleri kesme kararı almıştır.
http://tr.wikipedia.org/wiki/Lozan_Antla%C5%9Fmas%C4%B1

Şimdi anladınız mı 2023 nedir?
http://www.youtube.com/watch?v=mJhY-_jbGxY


20 Ocak 2013 Pazar

kuş beyinli:))

Kuş beyinli diye bir söz vardır,
Siz de kullanırsınız.
Ta ki
Bir kuşunuz oluncaya kadar.
O kadar akıllı davranır ki
Bu kuş beyinli dedikleri kuş,
Ağzınız açık kalır.
Sizden ekmek ister,
Su ister.
Resmen sizi yönetir.
Kalk der,
Otur der,
Yanıma gel der.
Tek kusuru;
Seni istemiyorum deseniz bile size gelir.
İşte o noktada, denmiştir, belki de.

Kadınlar için de
Saçı uzun, aklı kısa derler.
Tanıdıkça,
Ne kadar zeki olduklarını anlarsın.
Çok ta derindirler.
Duygusal,
Hisleri çok güçlü,
Anasının gözü.
Ta ki
Kuşta olduğu gibi
Saçı uzun, aklı kısa dedikleri ölü nokta;
Aşık oldukları zamandır.
Ne desen,
O yine bildiğini yapar,
Belki de
Bundan denmiştir,
Saçı uzun, aklı kısa.

gerici:))

Efendim,
Bazı kavramları, en iyi buluşlar açıklar.
Mesela;
Kim gerici?
Kim ilerici.
Vites kutusunda bir geri, birden fazla ilerici vites bulunur.
Yani her grupta en azından bir gerici olur.
Aracı hareket ettirirken, gereken yer ve zamanda, ihtiyaç duyulduğunda,
Gerici vites kullanılır.
Yoksa asla ileriye gidemezsiniz.
Bu gerici vitesin, çapı en büyük olandır.
Ondaki güç, hiç bir ilerici viteste yoktur.
Gerici vitese taktığında, motor çok güç harcar ve ona bağlı yakıt.
Motordan sanki kabız olmuş kişide duyulan, ıkınma sesleri gelir, kulağa.
İlerici vitesler ise
Motoru çok rahatlatır.
Hele son ilericide sanki uçar.
Yalnız,
Her ilerici vitesi,
Vakti gelince değiştirmek lazım, yoksa motoru(devrimi) bayar.

18 Ocak 2013 Cuma

mesaj:))

Mesaj almak güzel bir şey.
Ama
Nasıl ki namaz niyetle başlıyor, burada da niyet önemli.
Adam belli ki dindar,
Allah cenneti nasip etsin.
İnsan, dindar, inanan, inanmayan her şey olabilir.
Herkese saygı duymak ve anlamaya çalışmak lazım.
Bir şekilde tanışıyorsun, cebini öğreniyor, hemen ardından,
Cuman Mübarek Olsun, mesajları.
Her hafta,
Bıkmadan, usanmadan, yılmadan.
Kardeşim,
Cuma mı geldi?
Git Camii'ye,
Et duanı,
Kıl namazını,
Allah kabul etsin.

koruma:))

Bir kere,
Allah'ın verdiği canı, Allah alsın.
Eşeği sağlam kazığa bağla, ondan sonra Allah'a emanet.
Bir kişi,
Ya da
Devlet, neden aşırı korunur?
Hadi, cinsellikte korunmazsan, halime kalma riskin çok yüksek.
Bakıyorsun İbrahim'e koruma ordusu ile dolaşıyorken, vurdular.
Orhan Baba ise
Elini, kolunu sallayarak dolaşmakta.
Allah, nazarlardan korusun.
Devlete bakıyorsun, Google Maps'e yazınca adı bile çıkmıyor.
Gitsen, öyle bir koruma var ki
Sokaklarda, kendi adamları cirit atıyor.
Üstüne, memleketimin bir otobüs polisi.
Peki, neden bu kadar koruma?
Rahmetli Sabancı, sanki hiç korunmazdı.
Korunsa da belli olmazdı.
Kardeşi ise belki de dünyanın en korunaklı iş yerinde maalesef, öldürüldü.
Yani, demem o ki
Bir insan ya da Devlet,
Neden bu kadar korunur?

15 Ocak 2013 Salı

dil:))

Dünyanın her hangi bir yerinde,
Türkçe konuşan biri ile karşılaştığınızda,
O kadar mutlu olursunuz ki
Ne yapacağınızı şaşırır,
Ve bu anı asla unutamazsınız.
Tabii, hemen ardından,
Hemşerim, memleket nire?
Ya da
Kimden öğrendin?
Buradan şunu anlıyoruz;
Bir Milleti, Japon Yapıştırıcı gibi birbirine kenetleyen, en önemli şey:
Dil.
Kültür,
Tarih,
Müzik,
Spor,
Sanat,
Edebiyat...sonra gelen unsurlar...

Hal böyle iken
Aynı dili konuşan insanlar, neden farklı dil konuşma peşindeyiz?
Yurt dışında,
Hiç tanımadığımız halde
Birbirimize gösterdiğimiz,
O saygı ve sıcaklığı,
Kendi ülkemizde neden gösteremiyoruz?
Çare;
Hep beraber,
Yurdun dışına çıkıp oralarda mı karşılaşmak:((

14 Ocak 2013 Pazartesi

buluşlar:))

Her buluş ilhamı doğadan alır.
Eskiden, harç karılırdı.
Bunun için, çimento, kum ve su karıştırılır,
Kıvama gelince, harç dökülürdü.
Döke döke, bina yükselirdi.
Tıpkı bir çocuğun büyümesi gibi.

Sonra,
Hazır harçlar, taşağa benzeyen döner kamyonlara kondu.
Bunları da inşaatta istenilen yere pompalamak için,
Priapus'un şeyine benzeyen alete.

Her ne kadar,
Eski ile mukayese edildiğinde,
Yeni sistem, çok ileri görünüyorsa da,
Hiç kimse Allah'ın, eline su dökemez,
Hiç bir buluşta.

Mesela bu konuda;
Yüce Mevla'm,
Ancak, mikroskop ile görülen, biri dişi, biri erkekten dokuz ay on gün sonra, doğum ve her gün büyüyen, deve dönüşen bir canlı yarat.

Bina da
Beton döküldükçe,
Mühendislerin belirlediği şekilde,
Müteahhit, parayı verdikçe:))

12 Ocak 2013 Cumartesi

bölünme:))

Babanın 1000 dönüm tarlası olsun.
Birinci eşinden üç,
İkincisinden iki,
Üçüncüsünden ise beş.
Böl bini/ona, bin dönüm indi mi yüze.
Çocuklar da benzer şekilde,
Kişi başına, yüz dönümden 10 dönüme doğru gidiş, hatta bir dönüme doğru ve 500 metrekarelik bahçeli evler:))
Okuyun, tarihi.
Taht kavgaları.
Ve oğulları arasında ülkeyi paylaştıran sultanlar.
Şimdi anladınız mı?
Neden,
Büyük Selçuklu,
Anadolu Selçuklu
Ve Osmanlı küçüldükçe, küçüldü:((

kadınlar:))

Erkekler güçlü zanneder, kendilerini.
Aslında,
Kadınlardır, güçlü olan,
Ruhen.
Erkekler, dıştan, kadınlar, içten sever.
Kadınlar, derindir,
Erkekler, çıkıntı.
Evlatlarını, ana rahmine düştüğü andan, son nefeslerine kadar hiç bir karşılık beklemeden severler.
Böyle bir aşık, asla görülmemiştir,
Aşıklar, diyarında.
Kadınlar müthiş yaratıcı ve vericidirler,
Elde avuçta, ne varsa.
Acayip paylaşımcı,
Mutfakta hiç bir şey olmasın,
Tirit yapar, türküsünü söyler, üstüne de bir güzel, oynarlar.
(Tiridine Bandım)
http://www.youtube.com/watch?v=uKawLb4sTiQ
Altın ve bilezik günleri, dillere destan.
Hiç bir yazılı anlaşma olmadan başlatır,
Ve hiç sorunsuz, bir güzel işletirler.
Her biri, bir şey hazırlar, evde, bir araya gelirler, çay partisi.
Bu gibi olumlu özellikleri, say say bitmez.
Peki,
Hiç mi yok, her güzelin, kusuru?
Olmaz mı?
Aşık oldukları zaman,
Akılları, duygularının ardına düşer:((


Atatürkçü:))

Kanal B izlerken gördüm, kendisini.
İş adamı.
İzmir'de, prefabrike ev ve tekne imalatı.
Atatürk'e müthiş benziyor,
Hatta birkaç rol de bile oynadı.
Sosyetede çok tanınan bir sima.
Programda,
Atatürk diyor, başka bir şey demiyor.
Rehberim;
Nutuk,
Atatürk ilke ve inkılapları.
Önce,
İzmir Belediye Başkanı,
Ardından,
Başbakan olacağım diyor.
Ve ilk seçimde,
AKP'den adaylık için başvuruyor,
Kabul edilmeyince, işleri de bozuluyor ve iflas ediyor.
Daha ilginci;
İsrail'e gidiyor ve aktörlüğü seçiyor.
Ve
Tanrı, İsrail'i korusun diyor,
Kendisi de Musevi oluyor.
Yani,
Diyeceğim;
Kişilerin ne dediği önemli değil:((
Herkesin içini,
Allah bilir:))





Hap O:))

Taliban öldürüldü ve okyanus dibine,
Saddam ipe,
Kaddafi lince,
Apo hediye,
Esad, süreç devam ediyor.
Yani,
Stratejik ortağımız, kimini öldürüyor,
Kimini acayip yaşatıyor.
Peki neden böyle yapıyor.
Çünkü
Bize verilen;
Hap O:))

gelişmiş:))

İngiltere'de Bakan,
Hem de Ulaştırma.
Şoförünün maaşı fazla diye kamuoyu tepki gösterince,
O da mesaiye yanında koruma olmadan,
Elinde gazetesi.
Metro ile gidip geliyor.
Kimse de bırakın yer vermeyi, ooo bakan gelmiş demiyor.
Biz de ise
Köy Muhtarı bile nerede ise iki koruma ile dolaşıyor.
Vaziyet bu.
Bu düzelmediği sürece,
Bana kimse şöyle geliştik,
Böyle uçuyoruz demesin.
Çünkü
Bu durum;
Aslında her şeyi anlatıyor:((

11 Ocak 2013 Cuma

vicdan:))

İdeolojik tabirler vardır;
Sağcı,
Solcu,
Devrimci,
Muhafazakar,
Atatürkçü,
Muhafazakar,
Tarikat/Cemaatçi,
Bu liste, böyle uzar, gider...
Şöyle geriye baktığımda,
Bana hangisi uyuyor, dediğimde;
Aklıma;
Vicdan geliyor:((

döner:))

Asker'de iken,
Allah sağlık versin,
Bir Komutanımız vardı,
Ben böyle bir Kemalist görmedim.
Rahmetli Atatürk, şahit olsa,
Beni bir kişi anladı, O da yanış anladı, derdi.
İrtica ile önüne geleni Patoz gibi biçiyordu.
Atatürk diyor, başka bir şey demiyordu.
Yükselebildiği kadar yükseldi,
Sonra emekli oldu.
Şimdi, yeşil ıspanaklı bir holdingte Genel Müdür.
Ya sonradan döndü,
Ya da
Anlaşılmasın diye böyle yapıyordu:))

tersi:))

Nasrettin Hoca torunuyum belki de
Herkes gider, Mersin'e, ben giderim, tersine.))
Herkes içki içse bir tek ben içmem.
Kimse namaz kılmasa, ben kılarım.
Kimse Hacca gitmese, ben giderim.
Kimse oruç tutmasa, ben tutarım.
İşte bu nedenle,
Cuma'lara gidemiyorum ama
Onun yerine Cumartesilere:))
Diyeceksiniz ki öbür tarafta sana kim yardımcı olacak,
Valla umudum;
Nasrettin Hoca'da:))

10 Ocak 2013 Perşembe

Sezar:))

Bir varmış, bir yokmuş,
Evvel zaman, kalbur saman içinde,
İki kişi varmış.
Bunların yolu;
Okula düşmüş.
Ama bu okul,
Öyle herkesin kazanabileceği bir okul değilmiş.
Devlete, memur yetiştiriyormuş,memur.
Tabii o zamanlar,
Benim memurum işini bilmiyormuş:))

Zatlardan biri açık ideolojiye,
Diğeri de sinsi bir ideolojiye sahipmiş.
Açık ve samimi olan;
Kardeşim, ben buyum, diyor, başka bir şey demiyormuş.
Diğeri de
O, ne derse,
O'na evet der,
O içerse, içer,
Çapkınlık yaparsa,
O da yaparmış.

Aslında,
Tüm bunlar harammış ama hizmet için her şey mubahmış:))
Bu sinsi ideolojiye sahip arkadaşa demişler ki
Her şeyini belli et, ideolojini asla.
İcabında en seksi karıyı al,
Öyle giyinsin ki her yerini göstersin.
Çocuklar da öyle.
Eğlencelerde ise ailece için içebildiğiniz kadar.

Sizden istenen;
Yüksele-bildiğiniz kadar yükselmek,
Ortam uygun ise misyonerlik,
Çaktırmadan da muhbirlik.

Bu noktada,
Bu durumdaki kişilerde iki türlü psikoloji oluşmuş.
Bir kısmı,
Ulan demiş her şeye varım ama benden ispiyoncu olmaz,
Adamla o kadar yiyip-içtik, dertleştik, sağ olsun her şeyime koştu.
Borç istemeden borç verdi, eşime iş aradı, hayatımda gördüğüm en iyi insan.
Ben bunu nasıl ispiyon ederim, demiş ve etmemiş.

Ama bir diğeri de vallahi ben babamı bile gözümü kırpmadan satarım demiş.
Ve ispiyonlarmış.((
Garibimi bir gün,
Haberi olmadan cebine eroin konulmuş birisi gibi
Karga tulumba hapse.
Şimdi gel de anlat, derdini.
Belki karşısındakiler de sinsi ideolojiden.
Çünkü
Bu değerli kardeşler, her yere zeytinyağı gibi sızmışlar.
Sinsi sinsi hizmete devam ediyorlarmış.

Bu arada,
Bizim garibin oğlu ölmüş.
O'nun bile cenazesine yetişememiş,
Üstelik,
Eşi de terk etmiş.
En acısı da;
En yakın arkadaşları dahi korkudan ziyaretine gidememiş.
O da başta ruh sağlığı olmak üzere maddi/manevi her şeyini kaybetmiş.
Tesadüf bu ya,
Tüm bütün olan ve bitenleri tepeden Sezar sehven izliyormuş.
Bakmış, bakmış şöyle demiş;
Ulan ben ''Sen de mi Sezar'' dedim ama
Bu durumda ne diyeceğimi bilemiyorum, valla,demiş:((
Ben Brütüs'ü öpüp te başıma koyayım demiş:))






ırsi:))

Yüce Mevla'm,
Öyle bir düzen kurmuş ki
Bazı konuları, akıllı kullarına bırakmamış.
Mesela;
Cinsiyet.
Kız da olabilirsin, erkek te.
Bu durumda,
Kadınlar şöyle, Erkekler böyle demeye gerek var mı?
Beyaz da olabilirsin, siyah ta.
Bu durumda,
Beyazlar şöyle, siyahlar böyle demenin bir manası?
Çok zengin bir aileden de olabilirsin, çok fakir de
Bu durumda,
Zenginler şöyle, fakirler böyle desek ne olacak?
Gelelim daha hassas sorulara;
Kürt te olabilirsin, Türk te.
Sünni de olabilirsin, Şii de.
Bu durumda,
Sünniler şöyle, Şiiler böyle demeye gerek var mı?
Müslüman da olabilirsin Ateist te.
Yani demem o ki
Allah'ın kullarına bırakmadığı bazı hususlarda,
Her şey olabilirsin,
İnsan olamadıktan sonra,
Ne fark eder:))

internet:))

Eskiden, O, bunu kesmiş,
Asmış,
Giyotine göndermiş,
Mil çektirmiş,
İşkence ile öldürmüş.
Tuzak kurmuş,
Suikast düzenlemiş...
Elbette, bunlar olmamalı idi:((
Ama internetin icadı ve yaygınlaşması ile artık hiç olmamalı.
Üstüne teknolojideki gelişmeler ve ulaştırma imkanları...
Neden mi?
Eskiden kol kırılsa içinde kalıyormuş.
Şimdi öyle bir dünyada yaşıyoruz ki
Hapşu desen,
Ekrandan biri çok yaşa,
Yellesen,
Üf, amma da pis koktu diyor.
Yani,
Şimdi, eskisi gibi değil.
Çok şey değişti.
Değişiyor,
Ve değişecek.
Yani,
Kimi kandırıyorsun?
Nereye kadar kandıracaksın?
Tek çare;
Samimi ve şeffaf olmak:))

Anayasa:))

Analık demek; samimiyet demek.
Son nefesine kadar, evladını, karşılıksız bir aşkla sevmek demek.
Hangi arkeoloji müzesine gitseniz,
Karşınıza Ana Tanrıça çıkar.
Çünkü
Her dilde,
Ana il ilgili tek olumsuz kelimeye rastlayamazsınız.
Ama
Bu zamanda babana bile güvenme çok yaygındır.
''Ana gibi yar, baba gibi hıyar olmaz'' kendime söylerim:))
Hal böyle iken
Babaların yaptığı yasaya,
Anayasa denmesi kadar, aldatıcı bir şey olamaz.
Ey, babalar,
Gerçekten samimi iseniz,
Ya analar yapsın bu yasayı,
Ya da
Baba-yasa koyun adını:))



derin:))

Çok derin deriz.
Siz şimdiye kadar,
Derin bir kişinin cinayet işlediğini duydunuz mu?
İşlemez.
Zaten,
Derinlik;Allah'ın verdiği canı, ancak Allah alır ile başlar.
Derinlikte kaybolursun,
Boğulursun,
Ama asla cinayete kurban gitmezsin.
Çok sığ deriz.
Ama insan bir kaşık suda da boğulabilir.
Bir de derin devlet var.
Sık sık duyarız,
Bu işi derin devlet yapmıştır.
Nasıl bir derinlik ise
Olsa olsa sığ olur.
Karşıma her çıkan dalgıca sorarım;
Derin devleti gördün mü?
-Hayır.
Peki, denizin dibindeki Hatice'yi.
Onu da gören yok  ama biri görmüş ve
''Denizin dibinde Hatçam, demirden evler''i yazmış:))
http://www.youtube.com/watch?v=q3QAwTYpjlM
Yani diyeceğim;
Bu pis iş yapanlara; derin devlet demeyelim.
Derin insanlar,
Kimsenin canına kıymaz:((


şikayetçiyim:))

Allah'ım,
Şikayetçiyim.
Neden tek tip insan,
Tek tip din,
Tek tip dil,
Tek tip ırk,
Tek tip kök,
Tek tip ruh,
Tek tip ağaç,
Tek tip çiçek,
Tek tip balık,
Tek tip hayvan,
Tek tip tipsiz yaratmadın?
Baksana, dünyaya;
Hala kulların, kainatın farklılık ve çeşitlilik üzerine yaratıldığını anlamamış,
Ya bu nedenle boğazlıyorlar, birbirlerini,
Ya da
Özellikle dinlerini kullanarak,
Tek tip insan şekillendirmeye çalışıyorlar:((

9 Ocak 2013 Çarşamba

tarih:((

Ahmet Kaya'nın güzel bir şarkısıdır,
Beni tarihle yargılayın;
http://www.youtube.com/watch?v=VywO9AsXjgI
Sözleri, Ersin Ergün'e ait.
http://ersinergun.com/
Bu güzel şiirleri yazanların ortak özelliği hepsi hapse girmiş.
Düşünce suçlusu.
Allah düşünün diye bir beyin vermiş biz kulları da ulan sen niye düşünüyorsun diye hapsetmişiz.
Aradan yıllar geçince, ya iade-i itibar, ya da binlerce kez özür dilemişiz.
Aynı hataya, durmak yok, aynen devam ediliyor.
Değerli sinsi kardeşim,
Benim yaş elli.
Bu tarihi, tarihçi olmayan birisi olarak, Allah'ın verdiği aklı kullanarak, düşünce suçu işleyerek yazıyorum.
12 Eylül'ü çok net hatırlıyorum.
O zamanki moda;
Sağ ve sol çatışmaları idi.
Yolda durdurur, sağcı mısın?Solcu musun?diye sorulurdu.
Bana da sordular;
Solağım, demiştim.
Elbette, insanların birbirini öldürmesi kabul edilemez ama hiç değilse bu işler, aleni idi.
O dönemden belli bir döneme birçok düşünen insan maalesef öldürüldü.
En son 28 Şubat'ı yaşadık, beraber.
Türk siyasi hayatının en zeki insanı;
Gerçek anlamda Profesör,
Rahmetli Erbakan, siyonizm dedi ve devrildi.
Şimdi yeni bir nesil var;
Çünkü emperyalistler,
Strateji değiştirdi
Alenilikten, sinsiliğe geçiş süreci.
Bu kişiler, dindar/kindar/sinsi.
Tıpkı Cizvitler gibi;
http://tr.wikipedia.org/wiki/Cizvitler
Nasıl ki bir ağacın meyveleri hemen alınmaz, yılların geçmesi lazım,
Bu yeni nesil,(dindar/kindar/sinsi)
Hakim oldu, savcı oldu, avukat oldu, her mesleğe sahip oldu.
En çok ta rızkın onda dokuzu, kaçmak değil, ticarettir diyerek tüccar oldu.
Çaktırmadan yerleştirildiler, kritik ve hassas yerlere.
Hanefi Avcı bile isyan etti ve Haliç'teki Simonlar dedi.
Vay sen misin bizi deşifre eden, hemen hapse.
Hem de yıllarını verdiği meslekte, en komik gerekçelerle:((
Şimdi değerli dindar/kindar/sinsi Kardeşim,
Bir kere, Müslüman kindar ve sinsi olmaz.
Aksine,hoşgörülü ve samimidir.
Kendi gibi olmayanları düşman gibi görmez.
Çünkü Allah bile tek yumurta ikizlerini farklı yaratmış.
Kainatı denge ve farklılık prensibine göre kurulmuş aksi halde bu dünya çekilmez olurdu.
Hani bazen, başkalarını hapse attırmak için kullandığın abidik, gubidik, twist numaralar var ya
Windows 2003-2007'ler:((
Hepsi farklı düşünen insanlar tarafından icat edilmiş.
Nasıl bir taktik izlersen izle, özü şu;
Eroini koy, ihbar et, sorgusuz sualsiz içeri at ve unut.
Tüm sanıkların savunması, valla bu eroini kim koydu, bilmiyoruz?
Bunu araştırmayan hakim ve savcı da büyük vebal altındalar ya da aynı takımdalar:((
Çünkü
Hakim yasa ve vicdana göre karar verir.
Yasa böyle diyemez,
Derse, sende hiç vicdan yok mu derler:((
Neyse dindar/kindar/sinsi Kardeşim,
Bir kere sinsi ve kindar olmak, ruh sağlığını bozar adamın.
Eşi ile mutlu olamaz.
Hani arabaya gaz verirken frene basmak gibi bir ruhsal durumdur, bu.
Hastasın, sen.
Sözüm sana değil elbet,
Bu hale getirenlere.
Bir kere, başındakiler maşa.
Bu maşayı tutanlar da senin kafir dediğin kişiler.
Şunu unutma, her kullanılan şey an gelir, bir kenara atılır,
En kısa süresi olan da tuvalet kağıdıdır.
Şimdi gelelim ne yapmamız gerekene;
Aynı dil,
Aynı kültür,
Müşterek tarih, aynı coğrafya.
Bizi biz yapan unsurlar çok.
Yabancı bir ülkede rastladığın aynı dili konuşan biri bile ne kadar heyecanlandırıyor.
Dindar/kindar/sinsi Kardeşim,
Önce şu kindar ve sinsi gömleğini yılan gibi çıkar ve at, gömlek değiştir, yani.
Bu oyunu tezgahlayanların senin kafir dediğin kişiler olduğunu bil.
Maşa olarak kullandıkları da en başındaki.
Milletimiz Atatürk'ün dediği gibi çok zeki.
Gel şu enerjimizi, birbirimizi kırmaya değil, daha ileriye gitmeye harcayalım.
En başta saman ithal etmeyelim.
Çünkü bu topraklar çok bereketli.
Şimdi moda;
Iphone mu ?
İnan biz daha iyisini yaparız.
Nasıl ki yediğimiz sebze ve meyvenin kökünü araştırmıyoruz, bırakalım şu köklere bakmaya, meyveleri adilce nasıl paylaşabilir, ona kafa yoralım.
Hele Kürt Kardeşlerim bizler et ve tırnak olmuşuz, bırakalım tırnak, yerinde durusun.
Çekersek, sadece et acımaz, tırnak ta yetim kalır.
Yani uzun lafı kısası,
Dindar/kindar/sinsi Kardeşim,
Adına ne dersen de bu dış güçler var ya
An geliyor, seni,
An geliyor, beni kullanıyor.
Birincisi buna müsaade etmeyelim.
İkincisi;
Bırakalım şu kindar ve sinsiliği,
Oturalım, konuşalım, birbirimizi anlamaya çalışalım.
En azından saygı duyalım.
Birbirimize asla yalan tuzaklar kurup komik durumlara düşmeyelim.
İnsanları, yalan gerekçelerle madur etmeyelim.
Yani demem o ki kan davalarında bile insanlar bir araya gelip barışabiliyor,
Ahmet Kaya ile başlamıştım;
Yine O'nla noktayalım;
http://www.youtube.com/watch?v=PrHI76GdzWI








ahlak:))

İzdivaç programlarında bazılarının istekleri;
Kapalı olsun,
İçki ve Kumar oynamasın,
Namazında niyazında olsun,
Allah korkusu olsun,
İnancı olsun,
Hacca gitmiş olsun.
Bu istekler neden yapılıyor?
Bu özellikler var ya da yok ise düzgün birisi olacağı düşünülüyor.
Peki,
Tam tersi özelliklere sahip birisi,
Ahlaklı olamaz mı?
Mesela Ateist:))

müzeler:))

Yahudi Müzesi niçin var?
Bir daha Hitler gibi birisi çıkıp
Aynı şeyleri yapmasın.
Cezaevi Müzeleri?
Aynı hatalar bir daha işlenmesin.
Hem Sinop hem de Ulucanlar Cezaevi Müzelerini gezdim.
Başta Ecevit olmak üzere,
Nazım Hikmet,
Necip Fazıl Kısakürek akla gelen-gelmeyen herkes bir şekilde yatmış.
Kimi asılmış,
Kimi sallandırılmış:((
Kiminin de manevi her şeyi çalınmış.
Bülbüle altın kafese koymuşlar, ille de Vatanım demiş.
Bundan güzel, Hürriyeti anlatan ne olabilir?
Ama
Gücü elinde bulunduran,
Tıkmış içeri, muhalifleri.
Halbuki kullandığı elektrik bile artı ve eksi kutuplardan oluşurken.
Bazen kör tuttuğunu olmuş,
Bazen kurunun yanında yaşlar da yanmış.
Başlar ise düşünmemeye zorlanmış.
Peki,
Şimdi değişen ne?
Hiç.
O halde:((

işkence:))

İşkence,
Maddi olur,
Manevi olur.
Kaç ulan, Kaç dediğin adam,
Üstüne milyon dolarlar versen,
Uçak tahsis etsen,
Gideceği yerde villası ve hizmetçileri hazır olsa,
Kaçmayacak.

Sen bu adama,
Kaçacaksın demek,
Manevi işkencenin birinci aşaması,
Haftada bir kere karakola git, imza at, ikinci aşaması,
Hele bu kişi Devlete yıllarını vermiş ise
Tarifi mümkün olmayan bir işkence.
Diyeceksiniz ki
Ama yasa böyle?
Ben de şöyle diyeceğim;
Sizde hiç vicdan yok mu:((

8 Ocak 2013 Salı

kiralık:))

Kiralık ev görürsünüz,
Araba,
Motorsiklet,
Bisiklet...
Bu liste uzar, gider...
Peki, siz hiç kiralık katil,
Yani tetikçi gördünüz mü?
Hele, medyada:((

ileri demokrasi:((

Eskiler derler,
Hapishane ziyareti,
Hastane ziyareti,
Ve Mezar ziyareti.
Allah kimseyi düşürmesin ama insanlar suçlu/suçsuz düşebiliyorlar, bir şekilde:((
Sağlık ise her şeyin başı.
Allah tedavisi olan hastalık versin, sağlık çalışanlarını da başımızdan eksik etmesin.
Mezarı ise en güzel Aşık Veysel özetlemiş;
Benim sadık yarim kara topraktır.
Bu gibi yerlere sık sık gitmek lazım.
Hapishane ve Hastanede karşınıza canlı,
Mezarlıkta ise ruhlar çıkacak.
Geçenlerde bir arkadaşı ziyaret ettim, hapishanede.
Maksat; moral vermek, başka ne olabilir ki?
Havadan-sudan konuşmayı müteakip dedi ki
Can ciğer arkadaşlarım ''korkudan'' ziyaretime gelemiyorlar.






http://www.youtube.com/watch?v=-419GamwBWU

7 Ocak 2013 Pazartesi

derinlik:))

Kadınlar,
Erkeklere göre daha derindir.
Peki, neden?
Erkeklerin cinsel organı;
Çıkıntıdır.
Eyfel Kulesi gibi.
Gelen bakar, geçen bakar.
Kadınlarınki ise
Cennet Mağarası gibi çok derindir.
İndikçe ayrı bir heyecan:))

sevmek:))

Her aşık,
Seviyorum seni,
Hem de deliler gibi der.
Buradan sevmenin akıl işi olmadığı zaten belli.
Akıllı adam Aşk ile değil Aş'ı ile ilgilenir.
Bir gerçek var ki
Kadınlar içten,
Biz erkekler ise dıştan severiz.
Peki, neden?
Kadınlar, evlatlarını doğuncaya kadar içlerinde hisseder,
Erkeklerini ise
İçeride kalabildikleri kadar.
İşte budur,
İçten sevdiren:))

Boncuk:))

Anan kim?
Baban kim?
Nerede doğdun?
Kardeşlerin nerede?

Sen hiç aşık oldun mu birine?
Koştun mu senelerce?
Aşk acısı, nedir, bilir misin?
Terk edildin mi sebepsiz yere?

Diş ağrısı nedir bilir misin?
Üşür müsün?
Çok sıcaklarda, bunaldığın oldu mu hiç?
Karlarda ne yer, ne içersin?

Keşke dilin olsa da
Anlatsan bana.
Bir sen söylesen,
Bir ben.

Sana karşı kusurumuz var mı?
Bir dediğini iki ettiğimiz oluyor mu?
Seni kırdığımız?
Canını hiç yaktık mı?


soyutun somutu:))

Oldum olası,
Soyut kavramları sevmem,
Elimden geldiğince de somut hale getiririm.
Mesela;
Vatan Haini.
Vatan Konserve'de çalışırken bilinçli konserve içine yabancı madde koyana denir.
Şerefsiz.
Kamil Koç yıllar önce bana şeref kartı vermişti(yüzde yirmi indirim sağlıyordu.)
Sonra, yeni bir sisteme geçince,
Bu kartları geri aldılar,
O an kendimi çok şerefsiz hissetmiştim.
Satılık Kalem;
Müzayedede en yüksek değeri verenin aldığı kaleme denir.
Götü, başı oynuyor,
Dans ederken, elbette insanın hem götü hem de başı oynar.
Hain,
Bir aralar, Ha çok moda idi.
İşte buna Ha-in denir.
Sonra
Ha'lar out oldu.
Eş cinsel;
Eşi ile cinsellik yaşayana denir.
Düşünce suç mudur, değil midir?
Düşünce, suç olmamalı,
Çünkü çocuklar, düşe kalka büyür:))
Deli, bu, deli.
Deli;maşrapadan taşan zekadır.






6 Ocak 2013 Pazar

yaşamak zor:))

Bu memlekette,
Yaşamak zor.
Medya diyor ki
Kuş uçurtulmadı.
Kardeşim, kuş dediğin uçar, nedir, kuşlardan istediğiniz?
Böcek dinleme yapmış.
Ağustos böceği nasıl dinleme yapsın, cır cır öterken?
Köstebek varmış.
Köstebek kadar faydalı bir hayvan var mı?
Ne güzel, toprağı ha bire havalandırıp duruyor.
Ateş püskürmüş,
Her yer doğal gaz,
Allah göstermesin, bir gün patladı, patlayacak.
Çok sert çıktı;
Haydar Dümen diyor ki
Bu kadar sert çıkmayın,
Sertleşme sorunu yaşabilirsiniz.
Sen bana niye yan balıyorsun denilen şaşı,
Ben şaşıyım ama deyinceye kadar,
Hayatını kaybetti.
Namusumu temizledim.
Kardeşim,
Bu kadar kuru temizleyici varken,
Neden sen?
Beni taşıyacak erkek bulamadım,
Hamalım ama iş sıkıntım var.
Çığırtkanlık yapmak yasak diyen anons memuru,
Her dakika, aynı anonsu yapmak nedir?
Zara'nın Dilenci'si en çok tıklanan bir video iken,
Nasıl yasaklarsın dilenmeyi?
Gaz dedektörümüz,
Siz bile gaza geldiğinizde öter diyen uyanıklar:))

5 Ocak 2013 Cumartesi

odun:))

Birine kızınca,
Odun deriz.
Ya da
Kütük,
Ve kereste.
Ama her yerde
Odun ateşinde ekmek,
Odun kömürü,
Odun sobası,
Odun ateşinde şömine.
Yani
Birisi odun derse hiç kızmayın,
Odun bu dünyadaki en faydalı ısınma sistemlerinden biri.
Bunu diyen;
Sizin odun ateşinizden faydalanmak istiyor:))

güven:))

Bizim kuş Boncuk,
Ayıp değil söylemesi beni çok sever,
Ve sürekli başımın üzerinde yeri var.
Gerçi kel başımda durması biraz zor oluyor ama
Sabah kalkar kalkmaz ilk işim;
Kafesinden çıkarmak.
Sadece uykuda kapatılıyor,
Hem güzel uyusun hem de üşümesin diye battaniye ile örtülüyor.
Sol elim ile kahvaltı yaparken,
Sağ elim ile de Boncuk'u besliyorum.
Bir gram ekmek ile o kadar mutlu oluyor ki
İşte bu nedenle, ekmek asla atmayın,
Kuşların yiyebileceği yerlere koyun.
Onların duaları sizi korur.
Ağzımla kuş tutmadım ama Boncuk'u elimle anında her zaman yakalıyorum.
Geçenlerde ya ben tutamadım ya da O yakalanmak istemedi,
Ve biraz canı yandı.
O can yanma üzerine her zaman bana gelen kuş,
Hafiften uzak durmaya başladı.
Gerçi daha sonra arayı düzelttik ama
O birkaç dakika,
Güven kaybı olduğunda,
Bir kuşun size karşı nasıl güvensiz davranacağı açısından çok önemli.
İşte güven kaybetme;
Boncuk'un birkaç dakika sizden uzak durma halleri.
Siz siz olun,
Güven kaybedeceğinize,
Gidin kafanızı kırın:))

4 Ocak 2013 Cuma

maşalar:))

Memleket maşalar cenneti,
Maşalar...
Ne tür maşa istersen,
Hepsinden var.
Hem de fazlası ile.
İşin ilginci,
Halk bu maşaları bir şey zannediyor,
Hatta tapıyor.
Maşa ulan bunlar maşa.
Hani mangal yaparken eline alıp köfteleri çevirdiğin maşa var ya,
İşte o maşa:))

merhamet:))

Kızım aradı,
Baba yolda, sanayi çıkışındaki köprünün altında bir Kumru gördüm, uçamıyordu,
Gidip bakar mısın?
Kendisi Belediye Otobüsünde imiş.
Kalkıp gittim.
Epey dolandım,
Aradım,
Taradım yok.
Ya uçtu,
Ya da uçuruldu:((
Sıra geldi, üst geçitten bir yonca yapmaya.
Ne yoncası?
Git, git yol bitmiyor...
Yaklaşık 25 KM sonra dönebildim.
Yani
50 KM gidip geldim.
Ne demişler?
Namaz niyetle başlar,
Keşke bulabilse idim:((

3 Ocak 2013 Perşembe

vicdan ve ideoloji:((

Bir insanın,
Sevdiği çorba,
Tuttuğu takım,
Kokladığı çiçek, nasıl normal ise
Bir ideolojisi olması da normal.
Bu ideoloji kah iç dünyanda oluşur kah anandan babandan gelir.
Bir de vicdan vardır;
Farz edelim,
Fenerbahçeli bir hakemsin,
Sana Fener-GS maçı verildi.
Maça çıktığın andan itibaren vicdanın ile baş başa kalmalısın.
İşte ince çizgi bu olmalı.
Bunu beceremiyorsan,
Üzgünüm dostum,
İdeolojin, vicdanının önüne geçmiş:((

2 Ocak 2013 Çarşamba

mal:))

Bizim buralarda bir manav var,
Hayatımda O'nun kadar maldan iyi anlayan görmedim.
Ki
Baba mesleği manav.
Ben de yaptım.
Bazen balık ta getiriyor,
O balık benim diyen balıkçıda yok.
Çünkü
Maldan çok iyi anlıyor.
Mal olsun, ne olursa olsun.
Bana kalsa,
Bu adamı,
Mal Müdürü yapmak lazım.
Arada bir gittiğimde kendisine şunu sorarım?
Ben nasıl bir malım?
İşte bu basit soruya cevap veremiyor,
Başlıyor, gülmeye...
Sahi,
Sizce ben nasıl bir malım:))