8 Nisan 2014 Salı

Suriyeliler:((

Komşu komşunun külüne muhtaçtır.
Ve
Sorun;
Her zaman siyasiler arasındadır.
İnsanlar arasında savaş olmaz,
Olsa olsa bireysel kavgalar olur.
Emperyalistlerin aslında enerji kaynaklarına göz dikip
Size demokrasi getireceğiz söylemi,
Suriye'de de denendi.
Nedense bu sefer tutmadı.
Atlar tepişir, olan halklara olur kuralı maalesef açığa çıktı.
Zor durumda olana elbette yardım eli uzatılır.
Ekmek paylaşılır.
Ama bu süreçte sanki biz balıklama atladık.
Bilahare BM'i devreye sokamadık.
Hem masraflar,
Hem de tüm sosyal yansımaları bize kaldı.
Bu değerli vatandaşlar,
Ne yapsın?
Hepsi geçim derdinde.
En kolay şeyi seçtiler;
Dilenmek.
İstanbul'da esnaf ile görüştüm.
Abi diyor;
İlk başta bizde yemek vermeye başladık.
Baktık hepsi gelmeye başladı, başa çıkamadık.
Gelin çalışın diyoruz ya gelmiyorlar ya da çok yüksek ücret istiyorlar.
Suriyeli bir çocuk ile Cami merdivenlerine oturduk,
Beraber portakal yedik sohbet ettik.
Babam şehit oldu.
Beş kardeşiz diyor.
Kiradayız.
Annem çalışmıyor.
En büyükleri benim diyor.
O da 12 yaşlarında.
Çıkarıp para verdim.
Belli ki aralarında haberleşme sistemi var, hemen hepsi peşimden gelmeye başladı.
Bu arada bizim dilenciler de bakmışlar,
Suriyelilere daha çok ilgi var.
Onlar da Suriyeliyiz demeye başlamışlar.
İşin içinde,
Trajedi,
Dram,
Komedi,
Tiyatronun tüm dalları var.
Memlekete gelen Yabancı Turistler için de hiç olmayan görüntüler.
İmajımız her geçen gün çiziliyor.
Konu;
Gerçekten ihtiyacı olanları madur etmeden çok acil çözüm bekliyor.
Aslında dilencilik kökten yasaklansa,
Ama ihtiyacı olanları da madur etmeden.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder